![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|
| ![]()
|
|||||||
| TRStudent'e Hoşgeldiniz |
| Mesaj yazmak istiyorsaniz register : Üye ol butonuna tıklayınız. Kayıt olduktan sonra forumumuzun tüm etkinliklerinden yararlanabilirsiniz |
![]() |
|
|
Seçenekler | Stil |
|
|
#1 |
|
Çevre Hukukuna Giris” ! İntihal mi ?!
? Geçtiğimiz günlerde, HaberTürk gazetesinin Editoryal sayfasında, “ İntihal İntihar dır!” başlıklı, oldukça anlamlı ve nefis, bir yazı okudum. Evet..Doğrudur. İntihal(aşırma) olgusu; edebiyat alanında görüldüğü gibi, sözde bilim- kapkaç mafyaları- olarak, üniversite bilim baronlarında da sıklıkla karşımıza çıkabiliyor. Ortaya çıkanlar var. Sırada olup, gün yüzüne çıkartılmayı bekleyenler var… vb. vb. Bu bağlamda, bendeniz; farklı bir bakış açısıyla İntihal olgusunun, Hukuk(sal) boyutuna değineceğim. Özgün hukuksal metinlerin , her ülkenin hatta her toplumsal coğrafyanın, kendine özgü, (sosyo-tarihsel) iç dinamikleri ve ekolojisi içinde gelişerek şekillenmesi ve aynı yoldan da içselleştirilmesi temel bir gerçektir. Maalesef , “Çevre ülkelerinin”, geliştirdikleri “Çevresel Hukuku”, Türkiye olarak benimseme yolundayız. Örneğin; a) Ceza hukukumuz, İtalyan ceza hukukundan blok aşırmadır. b) İmar hukukumuz, İngiliz (anglo-sakson) yasalarından intihal edilmiştir. c) Çevre kanunu –yönetmeliği- ve meşhur! Kyoto kanunu ; AB müktesabatı ve de ağırlıklı olarak İngiliz Çevre hukuku külliyatından devşirilmiştir. d) Keza, “Deprem yönetmeliğimizin”, aynen araklama olduğunu söylemeye gerek bile yoktur. e) “Yönetim hukuku” yapılanmamız ise , Fransız yönetim hukukundan araklanmıştır. Vb. vb….. Ulusal hukukumuzun özgünlüğünü, yetkinliğini ve yaratıcılığını engelleyen, bu türden anti- toplumcu vakaları da; şuursuz bir “Devlet İntihali” nin resmi bir zihniyeti olarak nitelemek gerekir. Hukuki metinlerimizin, intihaller yolu ile oluşturulduğu böylesi bir durumda, intihal olaylarının bizzat kendisini inceleme ve karara bağlama durumunda olan, Türk yargı hukukunun işi ise, oldukça zor ve ironik bir hal alıyor. Hatta ve hatta, Çevre ülkelerinin üretimi olan “çevre hukuku”!da acaba bir intihal ürünü müdür? sorusu bile akla geliyor. “Mülk sahibi, intihal sahibi. Hani bunun ilk sahibi” gibi… Hal böyle olunca da ; Bağımsız yargımız , Çevre, imar, ceza hukuku, vb alanda yazılan ders! kitapları hakkındaki intihal iddialarını da incelemek zorunda kalıyorlar. “İthal hukuk” ile oluşturulan” intihal hukuk” sistemimiz; şimdilerde ise, kendi intihalci evlatlarını yargılıyor. Ulusal ve özgün “intihal hukukumuzu” oluşturmaya çalışıyorlar. Mübaşirlere sorunuz. Onlar her şeyi biliyor. İntihal olayları arttıkça, –Yüksek sesle çağrılarak- mahkemelerin duruşma salonlarına giriş yapan intihal sabıkalısı ve tercüme hayranı “Proflar”!, insanın içini burkuyor. Eserlerinin! altındaki imzalarına bakıyoruz..tanıdık geliyorlar.Anlıyoruz ve daha iyi algılıyoruz. Akademik düşün yapıtlarında görülen bazı “intihal” davalarının niteliği ise; Türkiye için özgün bir “intihal hukukunu” oluşturmaya yetecek kadar bir potansiyellik gösterdiği gibi, özgün bir “H(G)ukuk devleti” olmakla, “Yargı devleti” olmak arasındaki farkı, daha da derinleştiriyor. Bilmem anlatabildim mi ?! ya da algıladığınız gibi mi?… Tahir Çalgüner Gazi Ün. Öğrt. el. |
|
|
|
|
![]() |
| Bookmarks |
| Etiketler |
| “Çevre, Çevre, hukuku, hukuku”, İntihal |
Serbest Bölge Bölümündeki Son Konular
|
|
|
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|
![]() |
![]() |